İlçenin kültürü, tipik bir Anadolu
kültüründen farklı değildir aslında. Her adet ve gelenek ufak
değişikliklerin dışında Öztürk kültüründen ve geleneklerinden
beslenir.Banaz yöresinde kültür yapıları birbirlerine benzemekle
birlikte, halk, farklı köylerden ve yerleşimlerden göç eden
insanlardan oluşmaktadır. İlçe merkezinde daha önceden herhangi
bir yerleşim olmadığı ve nüfus, ilçe merkezine farklı yerleşim
birimlerinden göçlerle oluştuğu için ilçenin baskın (dominant)
kültürü oluşamamıştır. Dayanışma ve paylaşma kültürünün
gelişmesi için ihtiyaç duyulan etkinliklerin organize
edilememesi, üretken dayanışmacı, paylaşım kültürünün gelişimini
engellemiştir. Bu da kentlilik bilincinin, aidiyet duygularının,
örgüt kültürünün gelişmemesine ve tipik tarım toplumu tepkileri
veren, bireysel çıkan ön planda tutan bir yapı oluşmasına neden
olmuştur.
Halen toplam
nüfusun büyük çoğunluğu köylerde yaşamaktadır. 198o’li yıllara
kadar ilçede tarım toplumu yaşantısını görmek mümkündür. Ancak
daha sonra ilçede bir yüksekokulun kurulması, yurtdışındaki
vatandaşların katkısı, gelir düzeyinin artması, Ankara, İzmir,
İstanbul gibi büyük şehirlerle etkileşimin kısıtlı kalması, daha
birçok etkene bağlı olarak sosyo-ekonomik yaşam düzeyi gelişme
gösterememiş, kısır kalmıştır.
Boşanmalar en çok
kadınlarda
18-29 erkeklerde
22-34 yaşları arasında olmaktadır. İlk evlenme yaşı konusunda
ise, evlenme yaşının genellikle düşük olmadığı görülmektedir.
Bu, köy ve şehirlerde farklı olup, köylerde daha düşük, ilçe
merkezinde yüksektir. Erken evlenmenin sosyal yapı ve ekonomik
güç ile sebep-sonuç ilişkisinin olduğu söylenebilir. Yurtdışına
gidip işçi olabilmek için anlaşmalı boşanmaların da bu oranları
yükselttiği tahmin edilmektedir. İlçede son dört yılda her dört
evlilikten birisi boşanmayla sonuçlanmıştır. Genellikle şiddetli
geçimsizlik en fazla neden olurken, terk, zina, cürüm, fena kast
boşanma nedenleridir. Çocuk sayıları da boşanma kararında
etkilidir. Boşananların yarısından fazlası ilk beş yıl içinde
gerçekleşmiştir.
Birtakım koruyucu ve tedavi edici yöntemlerin etkisiyle ölüm
oranlarında hissedilir derecede düşme meydana gelmesi nüfus
artışında etkili olmuştur. Ölümlerin genellikle 65 yaş üzeri ve
kırsal kesimde daha çok olması da tespitlerden bir diğeridir.
|
| |